galeriseher@hotmail.com

                                 Tel : 0216 346 81 38  Seher Sanat Galerisini favori siteleriniz arasına eklemek istiyorsanız tıklayınız. Seher Sanat Galerisini açılış sayfanız yapmak için bu resmin üzerine tıklayınız. Açılacak olan pencereyi de onaylarsanız, galeriseher.com i.e. tarayıcınızın açılış sayfası olacaktır.

Anasayfa
Sanatçılar
Sergi
Adres
Restorasyon
 

 


 

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V X Q W Y Z

Orhan Peker

     İlk ve ortaöğreniminin bir bölümünü Trabzon’da tamamladı.Dedesi Kitabı Hamdi Efendi,bilimsel yayınlar yapan aydın görüşlü biriydi.Ailesi onu dil öğrenmesi için İstanbul Avusturya Lisesi’ne(st Georg) gönderdi. Yatılı okuduğu bu okulda çocukluk yıllarında başlayan sanat tutku ile heyecanını geliştirme olanağını buldu.1946’da girdiği Güzel Sanatlar Akademi’sinde Bedri Rahmi Atölyesi’nde 1951’e kadar öğrenim gördü. 1947’de atölye arkadaşlarıyla”On”lar Gurubu” adı altında kurdukları topluluk1952’ye kadar etkinliğini sürdürdü.1953’te İstanbul’da(Cep Tiyatrosu),ilk kişisel sergisini açtı.1955’te Paris ve Viyana ‘ya gitti.1959’Ankara’ya yerleşti ve Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nda grafiker olarak görev aldı. 1961’de” Ertuğrul” yatının battığı  Japonya’nın kuşimato kentinde yaptırılan anıt bir vitray ve seramik panolar hazırladı..Madrid’e giderek bir yıl kadar katıldığı bu kentte monotip resimlerini sergiledi. 1966’da”yılın ressamı” seçildi. Almanya’da Türk çocukları için hazırlanan Ağaca Takılan Uçurtma adlı kitabı  resimledi (1974) Avrupa’nın değişik kentlerinde sergiler açtı.Ölümünden kısa bir süre önce yerleştiği İstanbul’da son sergisi Bedri Rahmi Galerisi’nde güvercin desenlerinden oluştu.Orhan Peker çağdaş resim sanatımızda ve orta kuşak sanatçıların  arasında kimlik ve kişilik arayışlarının yaşamla bağdaşık ve özgün bir resim dilini bulmaya yönelik bir çabayla mümkün olabileceği gerçeğini görüp kavrayan ve bu yolda yapıtlar üretmiş olan bir sanatçıdır.Görüp algıladığı nesneler dünyası ve insan yaşamı, resminin değişmez konuları olarak gerçekliliğini korumuştur.Gözlemlerine ve deneyimlerine bağlı kalmış,resminde bunların belirleyici işlevini hep ön planda tutmuştur.Sanat onun için,”Kalple Kafa Arasında”kurulan bir dengenin ürünüydü.Sanatın özü,” samimiyetle sevebilmek”ti. Resimlerinde bu inanç bütünlüğünün derin izleri egemendir.