|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Namık İsmail Babası Tophane vaznedarı İsmailBey’dir.Aile Namık İsmail’in doğumundan kısa bir süre sonra İstanbul’a yerleşti.Orta öğrenimini Galataraay’da tamamlayan Namık İsmail, Sanay-i Nefise’de okudu.Bu okuu bitirince Fransa’ya gönderildi. Paris’te süsleme sanatları dalında öğrenim gördü. Julian’a ve Cormon atölyesine devam etti. 1914’tetatil nedeniyle İstanbul’döndü. Birinci Dünya Savaşı’nın patlamasıyla İstanbul’da kaldı. Silah altına alınrak Kafkasya cephesine gönderildi. Tiflis’te yakalanınca İstanbul’dönmek zorunda kaldı.1917’de Enver Paşa’nın Şişli’de kurduğu atölyede savaş resimleri yaptı.Bu resimlerin Berlin’de sergilenmesi sırasında yurda dönmeyerek,bir süre Liebermann ve Corimth aqtölyesinde çalıştı.Dönüşte İstanbul’da resim öğretmenliğ.i yaptı.Sanay-i Nefise’ye müdür yardımcısı olarak atandı. 1922’de yeniden Paris’e gitti. P.Loti’nin Mutsuz kadınlar’ını resimledi.Paris dönüşü resim eğitimini denetlemekle görevli müfettişliğe atandı.Nazmi Ziya’dan boşalan akademi müdürlüğüne1927’de atandı.1935’te emekliye ayrılıncaya kadar bu Resmin,yakın,yakın bir tarihte yerini süsleme sanatlarına bırakıcağına inanıyordu.Ona göre biçimin, çizginin ve rengin gitikçe daha egemen olduğu süsleme sanatları kişinin resminde aradığı elemanları o kişinin günlük yaşam dekoruna sokacaktı. Aynı zamanda ciddi bir sanat eiğitimcisi olarak da kendi döneminin sorunlarına eğilmiş olan Namık İsmail ,manzara ve nü türüne giren çalışmalarıyla bu resimlerinde kullandığı renk tekniğiyle daha çok Alman izlenimcilere yakın görünür. Resim onda, yaşamın özüne işlemeye çalışan ve gerçekliğin kavrayışına olanak veren tutkulu bir etkinlik halinde kendini gösterir.Boya hamuru ile çizginin disiplini,birbirini tamamlayan öğeler olarak bütünleşir. Figür,onda seçkin bir anlatıma, çağdaşlarından farklı bir dinamizm serbestliğine kavuşur.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||