|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Hoca Ali Rıza Rüştiye’deki öğrencilik sırasında resim derslerindeki yeteneği ile dikkat çekti. Harbiye'ye geçtiğinde neredeyse uzmanlık düzeyine gelmişti.Okulda bir”resimhane” açmak için zamanın Genelkurmay Başkanı Ethem Paşa’yaptığı başvuru kabul edilmiş ve atölyenin başına da Harbiye’de resim öğretmenliği yapan Nuri Paşa getirilmişti. Burada sergilenen öğrenci resimleri arasında Hoca Ali Rıza’nın beğeni toplamıştı.Ali Rıza Nuri Paşa’dan başka ,Süleyman Seyyitve M Kess’den de dersler aldı.Özellikle desen bilgisini ileri, bir düzeye ulaştırdı.1884’te mezun olduğu Harbiye’ye hoca olarak atandı. Onun bu dönem resimlerinde ve daha sonraki yıllarda doğup büyüdüğü Üsküdar Karacaahmet ‘in sessiz köşelerini,kıyı kahvelerini ve güneşli kayalıkalarını tercih ettiği görülür.Tek başına bir”okul etkinliğiyle çok sayıda öğrenci yetiştiren Hoca Ali Rıza resim derslerinde kullanılmak üzere desen albümleri hazırladı.İkinci Meşrutiyet’ten sonra kurulan Osmalı Ressamlar Cemiye’nde başkanlık yaptı Yurtdışına çıkmamış olan ressamlarımızdandır. Harbiye’de çalışırken bir ara İtalya’ya resim öğrenimi için gönderilmesine karar verildiği halde Napoli’deki bi kolera salgını buna engel olmuştur.Üsküdarlı lakabıyla anılan Hoca Ali Rıza yaşamı boyunca İstanbul’un bu yöresiliyle özdeşleşti.Mezarı Üsküdar’daki karacaahmet’tedir.Gölgesi kayalıklara vuran ağaçlar,ahşap evleriyle eski sokaklar yaz sıcağının rehavetine gömüllü bir kahveleri sahillerin ıssız görüntüsü Hoca’nın tutkusuyla eğildiği konulardır. Doğa gözlemi, yöresel boyutlarıyla, en fazla onun resimlerinde tipik birtemcilcisini bulmuştur.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||